Önceki resim:


Sonraki resim:







Kayaların üzerinde avını arıyan bir jaguar
Yukarıdaki resmi bilgisayarınıza kaydetmek için sağ tıklayıp "Farklı Kaydet"i seçiniz.




Resim: Kayaların üzerinde avını arıyan bir jaguar (Daha fazla resim için Hayvanlar ve Hayvan bölümüne bakınız)
Resim Hakkında Bilgiler: Jaguar ve Jaguarlar hakkında bilgi:
***********************************
Jaguar (Panthera onca) (Brezilya Portekizcesi: onça pintada), Felidae (Kedigiller) familyasından ve Panthera cinsinin dört büyük kedisinden biri olan bir Yeni Dünya memelisidir.. Diğer üç büyük kedi Eski Dünya’nın kaplan, aslan ve leoparıdır. Kaplan ve aslandan sonra en büyük üçüncü kedi olan jaguar Batı Yarımküresinin en büyük ve en güçlü kedisidir. Jaguar günümüzde Meksika’dan (ABD’nin güneybatısında bazen görülebilir) Orta Amerika’ya ve Paraguay’ın güneyi ile kuzey Arjantin’e kadar dağılan bir alanda bulunmaktadır.

Benekli kedi, fiziksel olarak daha çok leopara benzese de daha güçlü yapısı, davranışsal ve habitat özellikleri ile kaplana daha yakındır. Tercih ettiği habitat cengel olsa da, ormanlık araziden açık araziye kadar çeşitli alanlarda yaşar. Genel olarak su kenarlarında bulunur ve kaplanla birlikte yüzmekten hoşlanan kediler olarak dikkat çekerler.

Jaguar genel olarak yalnız dolaşan, avını izleyip pusuya düşüren bir avcıdır ve avını seçerken fırsatçı davranır. Aynı zamanda ekosistemi dengelemek ve av türlerinin nüfuslarını kontrol altında tutmak konusunda önemli rol oynayan hem süper hem de kilit avcıdır. Jaguar, diğer kedilere göre bile oldukça kuvvetli bir çeneye sahiptir. [1] Kuvvetli çeneleri sayesinde zırhlı sürüngenlerin kabuklarını deler ve memeliler arasında sıradışı olan bir öldürme yöntemi kullanır. Beyne ölümcül darbeyi indirmek için doğrudan avının kafatasını iki kulağının arasından ısırır.
Jaguar Panthera onca, Panthera cinsinin Yeni Dünya’daki tek temsilcisidir. DNA araştırmalarıyla elde edilen kanıtlara göre aslan, kaplan, leopar, jaguar, kar leoparı ve bulutlu leopar ortak bir ataya sahiptir ve bu da yaklaşık altı ile on milyon yıl önceye dayanır. [10] Fosil kayıtları Panthera cinsinin 2 ile 3,8 milyon yıl önce ortaya çıktığını göstermektedir. [10][11] Bulutlu leopar (Neofelis nebulosa) genel olarak bu grubun başına konur. [10][12][13][14] Dİğer türlerin evrim ağacındaki konumu değişik çalışmalarda farklılık gösterir ve henüz çözülememiştir. Çalışmaların çoğu kar leoparını Panthera cinsine katar,[10][12][14] kar leoparının bilimsel adının Uncia uncia [15][16]mı Panthera uncia.[10][12][13][14] mı olması konusunda belirli bir ortak görüş de yoktur.

Morfolojik kanıtlara dayanan Britanyalı zoolog Reginald Pocock, jaguarın daha çok leopar ile bağlantılı olduğu sonucuna varmıştır. [14] Ancak DNA kanıtları yetersizdir ve çalışmadan çalışmaya jaguarın konumu değişiklik gösterir. [10][12][13][14] Avrupa jaguarı (Panthera gombaszoegensis) ve Amerikan aslanı (Panthera atrox) gibi soyu tükenmiş Panthera türlerinin fosilleri incelendiğinde hem aslanların hem de jaguarların özelliklerini gösterdikleri görülür. [14] Jaguar mitokondriyal DNA’sının analizi, türün ortaya çıkışını fosillerin belirttiğinden daha yeni bir tarih olan 280.000 ile 510.000 yıl öncesine dayandırmaktadır.

Jaguar alttürlerinin en son betimlemesi 1939 yılında Pocock tarafından yapılmıştır. Coğrafi orijin ve kafatası morfolojisine dayanarak sekiz alttürü belirlemiştir. Ancak tüm alttürleri dikkatle inceleyebilmek için yeterli sayıda örneğe sahip değildi ve önerdiği alttürlerin bir kısmı için şüphelerini belirtmiştir. Daha sonraları çalışmalarının değerlendirilmesi sonucu yalnızca 3 alttür önerilmiştir: P. o. onca, P. o. paraguensis ya da P. o. palustris, P. o. hernandesii[18]

Son yıllarda yapılan çalışmalar da çok iyi tanımlanmış alttürler oluşturmak konusunda başarısız olmuştur ve artık kabul görmemektedir. [19] Larson (1997) jaguarın morfolojik değişikliklerini inceledi ve güney ile kuzeyde yaşayanlar arasında bir değişiklik olduğunu gösterdi ancak varolduğu ileri sürülen alttürler arasında alttür olacak kadar büyük farklılıklar bulmadı.[20] Eizirik ve arkadaşlarının 2001 yılında yaptıkları genetik bir çalışma belirgin bir coğrafi alttür dağılımının olmadığını gösterdi ancak Amazon Nehri gibi büyük coğrafi engellerin farklı popülasyonlar arasındaki gen alışverişini sınırladığını da ortaya koydular. [17] Sonraki daha detaylı bir çalışma Kolombiya’daki jaguarların tahmini popülasyon yapısını doğruladı. [21]

Pocock'un alttür sınıflandırması hâlâ kedinin genel tanımları arasında belirtilmektedir.[22] Seymore bunları üç alttürde gruplamıştır[18]

Panthera onca onca: Venezuela’dan, Brezilya’nın Rio Grande do Sul nehrinin güney ve doğusuna kadar ve
P. onca peruviana: Peru sahili dahil olmak üzere.
P. onca hernandesii: Batı Meksika ve ayrıca
P. onca centralis: Orta Amerika — El Salvador’dan Kolombiya’ya
P. onca arizonensis: Doğu Arizona’dan Sonora, Meksika’ya
P. onca veraecrucis: Güneydoğu Meksika’dan orta Teksas’a
P. onca goldmani: Yukatan Yarımadası’ndan Guatemala ve Belize’ye
P. onca palustris ya da P. onca paraguensis: Paraguay ve kuzeydoğu Arjantin

Fiziksel karakteristikler
Jaguar güçlü kaslara sahip bir hayvandır. Vücut ölçüleri önemli değişiklikler gösterir: vücut ağırlığı genellikle 56–96 kilogram arasında dolaşsa da 131–151 kilogram gelen daha iri jaguarlarla (dişi aslan ve kaplanların ortalam ağırlığına erişir) 36 kilogram gelen daha küçük jaguarlar da kaydedilmiştir. Dişiler genelde erkeklerden %10–20 daha küçüktür. Kedinin boyu 1,62–1,83 metre arasında değişir ve bu boya kuyruk 75 santimetre daha ekler. Omuz yükseklikleri 67–76 santimetre arasındadır.

Bölgeler ve habitatlar arasında boyut farklılıkları da ortaya çıkarılmıştır. Kuzeyden güneye gidildikçe boyut büyür. Meksika’nın pasifik sahilinde Chamela-Cuixmala Biyosfer Rezervi’nde jaguarlar üzerine yapılan bir çalışma yaklaşık bir puma boyutlarında yalnızca 30–50 kilogramlık jaguarların varlığını gösterdi. [25] Buna karşın Brezilya’da Pantanal bölgesinde yapılan bir çalışmada da ortalama jaguar ağırlığı olarak 100 kilogram bulunmuştur. [26] Orman jaguarları açlık alanda bulunan jaguarlara göre daha koyu renklerde ve daha küçüktürler. Bunun nedeni büyük bir ihtimalle ormanlık alanlarda büyük otçul avların daha az olmasıdır. [27]

Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar. [24] Kafa sağlamdır ve çene aşırı bir şekilde güçlüdür. Jaguarların tüm kedigiller içinde en güçlü ve memeliler içinde de ikinci en güçlü çeneye sahip olduğu önerilmiştir. Bu güçlülüğün nedeni jaguarların kaplumbağa kabuklarını bile delecek kadar güçlü olmak için adaptasyonudur. [2] Vücut oranına göre ısırma gücünün karşılaştırması jaguarı aslan ve kaplanın önünde, bulutlu leoparın yanında en üst sıraya oturtmuştur.[1] National Geographic dergisinin özel bir sayısı da jaguarın dünyanın en kuvvetli kedisi olduğunu önermiştir. [28] "Bir tek jaguarın 300 kg.’luk bir boğayı çenesiyle 8 metre sürükleyebileceği ve en ağır kemikleri bile ezebiliceği" bildirilmiştir.[29] Jaguar cengel içinde 300 kilograma kadar olan hayvanları avlar, kısa ve kalın fiziksel yapısı avına ve çevresine göre geçirdiği adaptasyonun bir sonucudur.

Jaguarın postu asıl sarımsı kahverengi renkteyse de kızıl-kahverengiden siyaha kadar çeşitlilik gösterir. Kedinin kürkü cengel habitatında kamufle olabilmek için gül tarzı beneklerle kaplıdır. Jaguardan jaguara post üstündeki benekler farklılık gösterir, gül şeklindeki benekler farklı tipte bir ya da birkeç benek içerebilir. Genellikle kafa ve boyundaki benekler dolu boşluk olmayan beneklerdir. Kuyruk bölgesinde de aynı şeklde olan benekler birleşerek bir kuşak haline gelir. Göbek, boyunaltı ve ayakların dış yüzleri ile aşağı yanlar beyazdır. [24]

Bu türde melanizm diye bilinen durum oluşur. Melanizme sahip tip benekli tipten daha az yaygındır. Güney Amerika bölgesinde yüzde altılık bir oran bildirilmiştir. [30] Melanizm baskın allelin sonucudur.[31] Melanizm olan jaguarlar tamamen siyah görünseler de yakından incelendiğinde benekler hâlâ görülebilir. Melanizmi olan jaguarlar halk arasında kara panter olarak bilinse de ayrı bir tür oluşturmazlar. Bazen beyaz panter diye adlandırılan nadir görülen albino bireyler, diğer kedilerde olduğu gibi jaguarlar arasında da görülür.[27]

Jaguar leopara çok benzer ama daha kısa ve kalın yapısı vardır. İki hayvan postlerinin üzerindeki gül şeklindeki beneklerden ayırtedilebilirler. Jaguarın benekleri sayıca daha az ve büyüktür. Genelde koyu renklidir ve kalın çizgili beneklerin ortasındaki küçük benekler leoparda bulunmaz. Jaguarın kafası daha yuvarlaktır, daha kısa ama kalın bacakları vardır.

Üreme ve yaşam çevrimi
Dişi jaguarlar cinsel olgunluğa yaklaşık iki yılda gelirken erkek jaguarlar üç ya da dört yıl sonra ulaşırlar. Doğal ortamında kedinin yıl boyınca çiftleştiği sanılmaktadır ancak av arttığında doğumların sayısı da artış gösterir. [33] Esaret altındaki erkek jaguarlarda yapılan çalışma yıl boyunca çiftleşme varsayımını destekler. Semen özellikleri ve boşalma kalitesinde mevsimsel değişikliklere raslanmamıştır ancak esaret altında üreme başarısının düşük olduğu gözlemlenmiştir. [34] Dişilerin adeti 37 günlük çevrimin içinde 6–17 gün sürer ve dişiler idrar ile bıraktıkları koku ve daha yüksek ses tonu ile çiftleşmeye hazır olduğunu bildirir. [33]

Eşler çiftleştikte sonra ayrılır ve yavruların bakımını dişi yapar. Hamilelik 93-105 gün arası sürer ve dişi sıklıkla iki ama bazen de dörde kadar varan sayıda yavrular. Yavrular doğduktan sonra anne erkeklerin etrafta dolaşmasına izin vermez. Kaplanlarda da görülen bu davranış yavru yamyamlığını önlemek içindir. [35]

Gözü kapalı doğan yavrular iki hafta sonra gözlerini açar. Üç ayda sütten kesilen yavrular anneleriyle birlikte ava çıkmadan önce altı aylığa kadar inlerinen ayrılmaz. [36] Yavrular bir ile iki yıl arasında anneleriyle birlikte kaldıktan sonra kendilerine ait bir bölge oluşturmak için ayrılırlar. Genç erkekler önceleri göçmendir ve yaşlı erkeklerle kendilerine ait bir bölge oluşturana kadar itişipkakışırlar. Doğal yaşam alanlarında jaguarların yaşam süresi 12 yıl civarındadır. Esaret altında 23 yıl kadar yaşadıkları görülmüştür ki bu onları en uzun yaşayan kedilerin arasına sokar.

Sosyal yapı
Kedilerin çoğunluğu gibi, anne-yavru gruplarının dışında jaguar tek başına dolaşır. Erişkinler genelde kur yapmak ve çiftleşmek için biraraya gelir [35]) ve kendilerine geniş bölgeler ayırırlar. Dişilerin 25 ile 40 kilometrekarelik bölgeleri birbirini kesebilir ama hayvanlar genellikle yüzyüze gelmekten kaçınır. Erkeklerin bölgeleri av ve yeterli alan durumuna göre yaklaşıkiki katı yer kaplar ve birbirini kesmez. [35][37] Pençe izleri, idrar ve dışkı bölgeyi belirlemek için kullanılır. [38]

Diğer büyük kediler gibi jaguar da kükreyebilir ve bölge ile eş için rakiplerini uyarmak için de kükrerler. Doğal yaşam yerlerinde bireyler arasında karşılıklı kükremeler gözlemlenmiştir. [39] Kükremeleri tekrar eden bir öksürüğe benzer ve bazen miyavlama ile homurdanma sesleri de çıkarırlar. [26] Çok nadir de olsa erkekler arasında çiftleşme nedeniyle kavga çıkabilir ama genellikle saldırgan davranışlarda bulunmadıkları gözlemlenmiştir. [38] Kavga çıktığında anlaşmazlık genellikle bölge nedeniyledir: Bir erkeğin bölgesi içinde iki ya da üç dişinin bölgesi yer alır ama başka bir erkeğin girmesine tahammül edemezler. [35]

Jaguar genellikle gece hayvanı olarak tanımlar ama daha çok yarı karanlıkta (gündoğuşundan önce ve günbatışından sonra) aktiftir. Erkekler de dişiler de avlanır ama erkekler daha büyük bölgede olduklarında her gün daha büyük yol katederler. Av olduğu takdirde jaguar gündüzleri de avlanabilir. Zamanının %50-60’ını aktif olarak geçiren jaguar oldukça enerjik bir kedidir. [27] Bulunması zor olan jaguarın doğal yaşam alanları da kolay erişilemediği için gözlemlemek için oldukça zor bir hayvandır.

Avlanma ve beslenme
Tüm kediler gibi jaguar yalnızca et ile beslenen bir etçildir. Fırsatçı bir avcıdır ve 85’e yakın türü avlar. [27] Jaguar büyük avları tercih eder ve geyik, tapir, pekari, köpek ve hatta cayman timsahlarını bile avlar. Ancak kedi, kurbağa, fare, kuş, balık, ve evcil hayvan gibi yakalayabildiği her türlü hayvanı yiyebilir. [40]

Jaguar Panthera cinsinde yaygın olan derin ısırık ve boğma tekniğini kullansa da kediler arasında istisna teşkil eden kendine has bir öldürme yöntemini tercih eder: köpekdişleriyle avının kulakları arasından şakak kemiklerini ısırarak doğrudan beynini deler. Emmons (1987) bu tekniğin Pleistocene dönemin sonunda türlerin yokloması nedeniyle jaguarların temel avlarının kaplumbağa olması nedeniyle kaplumbağa kabuklarını kırarak açabilmek için bir adaptasyon olduğunu önermiştir. [39][27] Kafatası ısırığını memeliler için uygulayan jaguar cayman gibi avlarda ise arkaya sıçrayarak omuriliğine zarar verdiği avını hareketsizleştirir. Kaplumbağa kabuğunu kırabilecek bile olsa jaguar basitçe kabuğun içindeki etleri sıyırarak da yiyebilir. [35] Köpek gibi avlarda ise kafatasını kırabilecek bir pençe darbesi yeterli olur.

Jaguar sürek avındansa, avını izleyip pusuya düşürür. Kedi orman patikalarında yavaşça dolanarak pusuya düşürmeden ve saldırmadan önce avı dinler ve izler. Jaguar saklandığı yerden ve genelde hedefinin ölü noktasında çevik bir sıçrayışla saldırır. Türün pusu yetenekleri hem yerliler hem de saha araştırmacıları tarafından hayvanlar dünyasında eşine benzerine raslanmaz bir yetenek olarak görülür. Pusu yeteneği büyük bir ihtimalle çok farklı ortamlarda süper avcı olmanın geliştirdiği bir yetenektir. Pusuda avın arkasından suya sıçramak da yer alır. Yüzerlerken çok rahat bir şekilde avlarını öldürebilirler. Öyle kuvvetlidirler ki genç bir inek ölüsünü ağacın üzerine çıkarabilirler. [35]

Avını öldürdükten sonra jaguar cesedini çalılığa ya da gözden uzak başka bir noktaya taşır. Avının karnından değil de boyun ve göğsünden yemeye başlar. Kalp ve ciğerlerden sonra omuzlarını yer. [35] Türün 34 kilogramlık en zayıf üyelerinin günlük besin gereksinimlerinin 1,4 kilogram olduğu tahmin edilmiştir. [41] 50-60 kilogeam arasında esaret altındaki hayvanlar için 2 kilogramdan fazla et günlük besin miktarı olarak önerilmektedir. [42] Doğal ortamlarında bu değer değişkenlik gösterir çünkü avının yakalanması ve öldürülmesinde önemli ölçüde enerji harcayan yırtıcı kedi bir kerede 25 kilogram et yedikten sonra açlık dönemine girer.

Jaguar bir süper avcıdır, yani besin zincirinin en üstünde yer alır ve onu avlayan başka bir tür yoktur. Jaguar ayrıca kilit tür olarak otçul ve tanecil hayvanların popülasyonlarını kontrol ederek orman sistemini yapısal bütünlüğünü sağlar. [25][47] Ancak tam olarak jaguar gibi türlerin ekosistemler üzerinde ne gibi bir etkisi olduğunu belirlemek oldukça zordur çünkü türün olmadığı ve bulunduğu bölgelerden data toplamak ve insan aktivitesinin etkisini dikkate almak gerekir. Genel olarak kilit türlerin eksikliğinde orta büyüklükteki avcı türlerinin popülasyonunun arttığı ve bunun da birbirini izleyen negatif etkileri olduğu düşünülür, [48] ancak saha çalışmaları bunun doğal bir değişiklik olacağını ve popülasyon artışlarının sürreklilik arzetmeyeceğini göstermiştir. Dolayısıyla kilit tür varsayımı tüm bilimadamları tarafından desteklenmez. [49]

Jaguarların diğer avcılar üzerinde de etkisi bulunur. Jaguar ve Amerika kıtasındaki ikinci büyük kedi puma, sıklıkla simpatriktir (aynı bölgeyi paylaşan birbiriyle bağlantılı türler) ve sıklıkla beraber incelenmişlerdir. Jaguar ile simpatrik olan pumalar genelde daha küçüktürler çünkü büyük avları jaguar, küçük avları da puma aldığından, bu pumalar normalden küçük kalırlar. [50] Bu durum pumaların yararınadır. Küçük avlar dahil olmak üzere daha geniş av seçenekleri olan pumalar insanların değiştirdiği doğada jaguarlara karşı daha dayanıklıdırlar;[25] Her iki türde neredeyse tehdit altında tür olarak ilan edilmelerine rağmen puma önemli ölçüde daha büyük bir dağılıma sahiptir.

Jaguar Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik tarafından neredeyse tehdit altında tür olarak değerlendirilmiştir,[15] yani yakın gelecekte soyu tükenme tehdidi altına girebilir. Hemen hemen tarihselkuzey yerleşim alanlarını kaybetmesi, şu anda bulunan yerlerde bölünmelerin artması bu durumun seçilmesine etken olmuştur. Jaguar popülasyonu günümüzde azalmaktadır. Vahşi Yaşamın Korunması Topluluğu (Wildlife Conservation Society) tarafından yaptırılan detaylı çalışmalar sonucunda jaguarın tarihsel yaşam alanlarının ;%37’sini kaybettiği, %18’inde durumunun ne olduğunun bilinmediği ortaya çıkarılmıştır. Ancak umut verici şekilde geriye kalan yaşam alanlarında, özellikle Amazon havzasında ve buraya komşu olan Gran Chaco ile Pantanal’da uzun dönem hayatta kalma olasılığı %70 olarak belirlenmiştir. [44]

Jaguar için önemli riskler habitatının olduğu ormanların yokedilmesi, insanlarla yiyecek için olan rekâbet, [15] ve besledikleri hayvanları avlayan kedileri öldüren çiftçilerdir. Bir kere alıştıktan sonra jaguarların beslenmesinin önemli bir kısmını büyükbaş hayvanlar oluşturur. Otlak yapmak için arazi açılması tür için tehdit unsuru olsa da Güney Amerika’ya ilk kez büyükbaş hayvanlar getirildiğinde bu yeni avdan faydalanan jaguarların başlangıçta popülasyonu artmış olabilir. Beslenen hayvanları çok sık avlamaları nedeniyle çiftlik sahipleri sürekli çalışan jaguar avcıları kiralamıştır ve jaguarlar görüldükleri yerde öldürülürler.

Jaguar Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme’nin 1. maddesi ile korunmaktadır: Jaguar ya da herhangi bir parçasının uluslararası ticareti yasaklanmıştır. ABD, Arjantin, Fransız Guyanası, Honduras, Kolombiya, Nikaragua, Panama, Paraguay, Surinam, Uruguay ve Venezuela’da avlanmaları yasaklanmıştır. Brezilya, Guatemala, Kosta Rika, Meksika ve Peru’da avlanma yalnızca sorun çıkaran hayvanlarla sınırlandırılmış iken Bolivya’da jaguar avı hâlâ serbesttir. Ekvador ve Guyana’da tür herhangi bir koruma altında değildir. [22]

Süregelen korunma çabalarının içinde çiftçilerin bilgilendirilmesi ve ekoturizmin gelişmesine yardımcı olunması yer alır. [51] Jaguar genel olarak "şemsiye tür" olarak tanımlanır yani yaşadığı yer ve habitat gereksinimi öyle geniştir ki onun korunma altında olmasıyla birçok küçük tür de korunacaktır. [52] Korunma örgütleri jaguara birbirine bağlı habitat sağlamaya çelışarak diğer türlerin de bu korunmadan yararlanması için çalışır. [51]

Türün yaşadığı alanların tamamına ulaşılamadığı için (orta Amazon bölgesi gibi) sayılarını tahmin etmek zordur. Araştırmacılar genel olarak özel biyobölgeler üzerine yoğunlaşırve tür genelinde bir analize pek raslanmaz. 1991 yılında Belize’de 600 ile 1.000 hayvanın yaşadığı tahmin edilmiştir. Bir yıl öncesinde Meksika’nın 4.000 kilometrekarelik Calakmul Biyosfer Rezervi’nde 125 ile 180, Chiapas eyaletinde de 350 hayvanın yaşadığı tahmin edilmiştir. Guatemala’daki 15.000 kilometrekarelik komşu Maya Biyosfer Rezervi’nde 465 ile 550 hayvan olabilir. [53] GPS-telemetrisi kullanılan 2003 ve 2004 yıllarındaki çalışmalarında kritik Pantanal bölgesinde 100 kilometrekareye altı ile yedi jaguar olduğu bulunmuştur. Geleneksel yöntemlerle bu sayı on ile onbir olarak hesaplanmıştı. Buradan anlaşılan çoğunlukla kullanılan örnekleme yöntemlerinin kedilerin gerçek sayısını abarttığıdır.

kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Jaguar
Tarih: 11.12.2006 20:28
Rating: 3.53 (26 Oy:)
Boyut: 131.3 KB




    İletişim için mail adresimiz (contact us): kaliteliresimler © hotmail.com  |  Copyright © 2014  |    Gizlilik Politikası 4images  |  4homepages.de