Önceki resim:


Sonraki resim:







Artvin İşhan Manastırı
Yukarıdaki resmi bilgisayarınıza kaydetmek için sağ tıklayıp "Farklı Kaydet"i seçiniz.




Resim: Artvin İşhan Manastırı (Daha fazla resim için Artvin bölümüne bakınız)
Resim Hakkında Bilgiler: İşhan Köyü
İşhan Manastırı’nı tanıtmaya başlamadan önce size biraz bu kiliseye ismini veren İşhan Köyü’nden bahsedeyim.İşhan Köyü,Yusufeli ilçe merkezine 34 km uzaklıktadır.Kilisenin 9.yüzyılın ilk yarısında yapıldığı göze alınırsa,köyün yaklaşık 1100 yıllık bir geçmişi var.

Artvin ve çevresi,Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Vezir Kara Ahmet Paşa tarafından 1549 yılında ele geçirilmiştir.1551 yılında Osmanlı İmparatorluğu Ardanuç Kalesi’ni de ele geçirince,merkezi Ahıska olan Ahıska (Çildir) Eyaleti’ne bağlı olarak Ardanuç sancağı kurulmuştur.İşhan o zamanlar içerisinde 7 köyü barındıran bir nahiyeydi ve bu olayla birlikte Ardanuç sancağına bağlanmıştır.1828 yılındaki Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Edirne Antlaşması imzalanmıştır.Bu antlaşmayla birlikte Ahıska (Çildir) eyaleti Ruslara bırakılmış ve eyaletin yapısı bozulmuştur.Daha sonra merkezi Oltu olan yeni bir Ahıska (Çildir) eyaleti kurulmuş ve İşhan nahiyesi bu eyalete bağlanmıştır.Yusufeli ilçe merkezi bugünkü yerine taşındıktan sonra da İşhan Yusufeli’ye bağlanmıştır.

Yusufeli ilçesine bağlı İşhan köyü içerisindedir. Kiliseye, Oltu güzergahı üzerinden Artvin-Erzurum bağlantılı devlet karayolunun 92. km.sinden kuzey yönüne ayrılan 7 km.lik yol ile gidilmektedir. Yapı, ilk kez VII.Y.Y. ın ortasında inşa edilmiştir. Zamanla yıkılan ilk yapının yerine 951 tarihli el yazmasına göre; IX.Y.Y.ın ilk yarısında, Bagratlıların yönetim döneminde Rahip Saba'nın önderliğinde bu günkü manastır kurulmuştur. Yapı, kubbeli bazilikal plan tipindedir. Güneybatıda Meryem Ana Şapeli bulunmaktadır. Kiliseye, Artvin'den veya Yusufeli İlçesinden araç kiralanarak veya Yusufeli ilçesinden kalkan köy servisleri ile ulaşım sağlanabilir.

Köyün içinde bulunan İşhan manastırı,yukarıda bahsettiğim gibi 9.yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve kilise ile şapelden (küçük kilise) oluşmaktadır.Manastırı Bagratlı Gürcüler yaptırmıştır.Manastır piskoposluk makamı olarak da kullanılmış ve bu görevini 16.yüzyıla kadar (Osmanlıların Artvin ve çevresini ele geçirene kadar) devam ettirmiştir.Osmanlılar Artvin ve çevresini ele geçirdikten sonra manastırın batıya bakan tarafı camiye dönüştürülmüş ve bu sayede yapının harap olması da engellenmiştir.Cami olarak ibadete açık konumda olması ise 1983 yılına kadar devam etmiştir.Şu anda kilise bölümü de cami bölümü de kullanılmamaktadır.

Manastır her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti kendisine çekmektedir.Turistler köyün ekonomisine katkıda bulunduğu gibi, aynı zamanda köyün ve yöremizin tanıtımı için de oldukça iyi bir fırsat sağlamış olmaktadırlar.

Ulaşım:

Yusufeli ilçe merkezine 34 km uzaklıktadır.Olur-Oltu güzergahı üzerinde ilerlerken sol tarafta yoldan 10km kadar iç kısımdadır.

Ekstra Bilgi:

İşhan Kilisesi,onarımını üstlenen güzel Elen uğruna (bölgedeki Selçuklu kale beylerinden birinin kızı) nice canlar verildiği için “Kanlı Kilise” olarak da anılıyor. İlk kan, Selçuklu döneminde kilisenin onarımı sırasında çıkan bir isyanda aktı. Ardından bey kızı “Elen” ile evlenmek isteyenler,2km uzaklıktan oklarını kilisenin üzerinden aşırtamadıkları için öldürüldü. Bu olaylardan sonra “Kanlı Kilise” diye anılan İşhan Kilisesi tüm olumsuzluklara rağmen hala ayakta.

İşhan Kilisesi’nin yıllarca toprak altında bulunduğu ve Selçuklu döneminde bulunarak onarıldığı ilgili kaynaklarda yer alıyor.Köylüler ise kiliseyle ilgili birtakım enteresan hikayeler anlatıyor.En çok bilinen ve anlatılanlardan birisi ise şu: Selçuklu hükümdarı Alaattin Keykubat’ın elçisi Veliddin Ağa,bölgede bulunan Livana ve Tavusker kalelerinden vergi almak için gönderilir.Veliddin Ağa, İşhan Köyü’ndeki tarihi kiliseyi görür ve buranın üniversiteye dönüştürüldüğünde halkın kendilerine bağlanacağını Keykubat’a önerir.Alaattin Keykubat,bir sonraki sene Keyrüsrev Ağa’nın başkanlığındaki bir grubu,kiliseyi onarması için İşhan’a gönderir.Kilisenin onarımı 8 yıl sürer.Bu sekiz yıl içerisinde büyük bir isyan çıkar ve Keyhüsrev Ağa görevden alınır.Kilisenin onarılması görevini bu kez bölgedeki kale beylerinden birinin kızı olan “Elen” üstlenir.Elen’in güzelliği dillere destandır.Bir gün,kendisiyle evlenmek isteyenler arasından seçim yapmak için bir yarış düzenler.Elen,yarışmacıların kiliseden 2 km uzaklıkta bulunan mezarlıktan bir ok atacaklarını,kilisenin üstünden aşıran kişiyle evleneceğini,aşıramayanların ise okun düştüğü yerde öldürüp,oraya gömüleceğini söyler.Güzel Elen ile evlenme hayali,birçok delikanlıyı bu yarışa çeker.Ancak birçoğu oklarının düştüğü yerde öldürülür.Gençler arasından birinin attığı ok tam kilisenin üstüne düşer,o da kiliseye gömülür.Şu anda kilisenin önündeki ardıç ağacının,oku kilisenin üzerine düşen bu gencin gömüldüğü yerde biten ağaç olduğu da söylenir.Oku kilisenin üzerinden aşırmayı başarabilen tek kişi ise bir Türk genci olan Şerif Bey’dir.Ancak o da, oku attıktan sonra heyecanla atını hızlı koşturup,bir ağaca çarpıp ölür. Şerif Bey’in gömüldüğü yere Ramazan ayının 27.gecesi ışık düştüğü söylentileri yayılır.Bu olaydan sonra Elen kilisenin onarımında görev yapan Yahudi bir ustaya âşık olur.Ancak Yahudi usta da,kilisenin onarımı sırasında üzerine düşen bir taşın altında kalarak can verir.İşte tüm bu olaylar,tarihi İşhan Kilisesi’nin “Kanlı Kilise” olarak anılmasına sebep olur.

Kaynak: artvinliyiz.com/index.php?option=com_content&task=view&id=120&Itemid=33
Tarih: 13.02.2007 21:51
Rating: 4.57 (14 Oy:)
Boyut: 16.0 KB




    İletişim için mail adresimiz (contact us): kaliteliresimler © hotmail.com  |  Copyright © 2014  |    Gizlilik Politikası 4images  |  4homepages.de