Önceki resim:


Sonraki resim:







Nike Futbol Topu
Yukarıdaki resmi bilgisayarınıza kaydetmek için sağ tıklayıp "Farklı Kaydet"i seçiniz.




Resim: Nike Futbol Topu (Daha fazla resim için Futbol Duvar Kağıtları bölümüne bakınız)
Resim Hakkında Bilgiler: Futbol Topunun Özellikleri, Tarihi, Ürünler, Firmalar, Markalar, Ayrıntılı bilgiler:

Bundan çok çok uzun zaman önceydi. Çin’in güneyindeki Shandong eyaletine bağlı Zibo kentinde Antik Qi İmparatorluğu’na bağlı askerler savunma becerilerini güçlendirmek için talimler yapıyordu. Bu talimlerden biri de dört köşeli, sınırları net olarak belli olmayan bir sahada içi tüy dolu deriden kaplı yuvarlak cismin peşinde bir o yana bir bu yana koşmaktı. Bu onlara çok eğlenceli gelmişti, sonra o cismi bambu direklerinden yapılmış 5 metre yüksekliğindeki kalelere sokmaya çalıştılar. Ardından 10’ar kişilik ekipler oluşturarak birbirleriyle mücadeleye giriştiler. Gel zaman git zaman bu mücadelelerin sonucunda galip takıma hediyeler verilmeye başlandı. Mağluplar ise dayak yiyordu. Yaptıkları bu eyleme “ts’u kü” dediler. Yani (ts’u) ayakla oynama (kü) topu. Çinli askerler bedenlerini geliştirmek için tekmeledikleri bu topun bugün milyonlarca insanın peşinden koşacağı bir nesne olacağını hiçbir zaman bilemeyeceklerdi.

M.Ö. 2500’lü yıllara dayanıyordu söz konusu askerlerin talimleri. Onların topu deridendi ve içi tüyle doldurulmuştu, firavunlar zamanında Mısırlılar bu yuvarlak nesneyi samanla ve tohum kabuklarıyla doldurup renkli kumaşlarla kapladı. Yunanlılar ve Romalılar şişirilmiş ve dikilmiş öküz mesanesi kullandı onu elde etmek için. Ortaçağ ve Rönesans dönemlerinde Avrupalılar’ın at yelesi doldurulmuş oval bir topları vardı. Amerika’da ise kauçuktan yapılan top hiçbir yerde olamayacağı kadar sıçramama kabiliyetine sahipti. Türkler ise Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda yazdığı “Divanü Lügati’t-Türk” adlı esere göre Orta Asya’da “tepük” adıyla bir oyun oynuyorlardı. Bu ayak oyununu erittikleri kurşunu oval şeklindeki kalıplardan çıkarttıktan sonra üzerini keçi kılı ya da keçeyle sardıkları topla oynuyorlardı. Türkler’in içi saman dolu meşin yuvarlakla, hatta içi havayla şişirilmiş kuzu postundan yaptıkları bir topla da “tepük” oynadıkları da rivayet edilir.

Modern zamanla birlikte topun şekli de onunla oynanan oyunların kuralları da üç aşağı beş yukarı ortaya çıkmaya başladı. Büyülü yuvarlağın peşinde diğer milletlere göre daha fazla koşan İngilizler, 1841’de topun küre biçiminde olmasını resmen kabul etti. Ayrıca, onu tekmeleyenler için de kurallar getirdi. Ancak, topa daha iyi şekil vermek gerekiyordu. Güney Amerika’da 20. yüzyılın ortalarına doğru üç Arjantinli; Tossolini, Valbonesi ve Polo, yarığı olmayan supaplı ve enjektörlü pompa ile şişirilebilen topu icat etti. 1938 Dünya Kupası bu toplarla oynandı. Üretilen ilk toplar genellikle kahverengiydi. Sonra beyaz, ardından siyah-beyaza büründü.

Toplara Adidas damgası

Ulusal futbol liglerinin başlamasıyla Adidas’ın kurucusu Adolf Adi Dassler, 1963’te futbol topu üretimine girerek bu konuda öncü bir rol oynadı. Alman girişimcinin şirketi bundan yedi yıl sonra ilk kez Meksika Futbol Dünya Şampiyonası’nda resmi top üreticisi ve satıcısı oldu. Ancak deri toplar ıslandığında ağırlaşıp futbolcular için birer kâbus haline geliyordu. Bunu önlemek amacıyla topların su geçirmemesi sağlandı. 1981’den sonra ise topların deriden yapılması mecburiyeti ortadan kaldırıldı.

Bu sırada Adidas deri topların yerine meşhur ‘Tango’ topları üretti. Artık üretilen her topun bir ismi vardı. Tango toplarıyla ilk kez karşı karşıya kalan kaleciler neye uğradıklarını anlayamadı. Bu yeni topla 30 metreden çekilen şut, 10 ila 20 metreden çekilen şut kadar şiddetli oluyordu.

1992’de İngiltere’nin Tottenham Hotspurs takımının savunma oyuncularından Jason Cundy’nin ceza sahası önünden vurduğu topun havada dönerek ve kavisler çizerek gol olması futbol otoritelerini hayli şaşırttı. Çünkü bu maçta tamamen sentetik bir top olan Umbro Elite sahada kendini gösteriyordu. Pazarda Adidas’a rakipler gelmişti. Ama Alman firması hâlâ tekti.

Nereye gideceği tahmin edilen sıkıcı deri topları değiştirme, oyuna biraz daha heyecan katma fikri üretici firmaların teknolojiye olan yatırımlarını şekillendiriyordu. 1998’de Adidas topun içerisine yerleştirdiği tüy kadar hafif bir mini mikrofonla stattaki izleyicilere futbolcuların topa kafa ya da ayakla vuruşlarını duyuran topu kamuoyuna tanıttı. Bu topun adı Sound Ball’dı. Yine 1998 yılında Fransa’da yapılan Dünya Kupasın’ın resmi topu da Adidas Tricolore’ydi. Her turnuvanın resmi top üreticiliğini alan Adidas her kupa için özel top üretiyordu. Ancak bazı ülkeler ve bazı takımlar Nike, Umbro, Diadora, Puma marka toplarla da maçlarını oynuyordu. Bu topların da birbirinden değişik özellikleri vardı.

Adidas, 2002 Dünya Kupası için Fevernova’yı üretti. Adidas’ın Almanya’daki Scheinfeld futbol laboratuvarında geliştirilen yeni futbol topu 1998 Dünya Kupası’nda kullanılan futbol topundan yüzde 25 daha kontrollü ve yüzde 10 daha hızlıydı. Laboratuvardaki araştırma ekibinin sorumlusu Gunther Pfau, robot ayaklar kullanarak yaptıkları testlerde 20-25 metre mesafede, Fevernova’nın 20 cm. genişliğindeki bir alanı art arda vurabildiğini, hatta her 10 seferden 5’inde ise topun tek bir noktayı bulduğunu söylüyordu. Bu topun hızı saatte 130 km’yi de geçiyordu. Yeni geliştirilen teknolojiyle topun hedeften sapması önlenirken, oyuncuların bilinçli olarak yaptıkları falsolu vuruşlar bu teknolojiden olumsuz etkilenmiyordu.

Bu topa farklı çevrelerden tepkiler geldi. Westminister Üniversitesi’nde görevli Guy Osborn; “Mükemmel topun futbol oyununu daha iyi hale getireceğinden pek emin değilim. Futbolun pek çok boyutu var, örneğin frikik uzmanı, topun daha çok falso almasını isterken, kaleci elde daha rahat tutulmasını aru eder. Mühim olan topun kimin için mükemmel olacağı.” diyordu.

Dikişsiz top Roteiro

Adidas 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası için ise ‘Roteiro’yu üretti. Üzerinde dikiş olmayan ve ısıyla birleştirilmiş bu top, hem daha isabetli hem de daha iyi tepki veriyordu. Topu deneyen ünlü futbolcu David Beckham, “Kornerlerim, paslarım ve tabii ki serbest vuruşlarımın isabetinin bu topla arttığını fark ettim. Şut atarken yere yöneliyormuş gibi geldi. Dikiş yerine ısıyla birleştirilmiş. Bu iyi bir fikir; çünkü topa yepyeni bir görünüş ve his verilmiş. Topa vururken çıkan ses bile daha iyi.” açıklamasını yapmıştı. Portekiz’deki şampiyonanın resmi topu Roteiro’dan, turnuvanın düzenlendiği 12 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında 6 milyon adet satılarak 120 milyon dolarlık bir ciro elde edildi.

Büyük organizasyonlarda gözükmeyen Nike ise 2004 yılında Total 90 Aerow’u üretti. Bu top son iki yıldır İngiltere Preimer Lig’inin resmi topu. Nike firmasının Türkiye Futbol Federasyonu ile yaptığı anlaşma gereği bu yıl Süper Ligimizde de müsabakalar bu toplarla oynanacak.

Nike bu model için iki yıldan fazla süre araştırma ve geliştirme çalışmaları yaptı. Vuruşa hedefli hız katmak amacıyla dizayn edilen Nike Total 90 Aerow’un yapısında kullanılan, hız ve sürekliliğini sağlayan altı katlı dış yüzey kaplaması, çok uzak mesafelere yapılan vuruşlarda bile şaşmayan aerodinamik bir üstünlük sağlıyor. Nike karlı havalar için ise Total 90 Aerow Hi-vis’i piyasaya sürdü.

Teknolojinin futbol topu üzerindeki tahakkümü bununla sınırlı kalmayacak gibi. Geçtiğimiz yıl İngiltere Premier Ligi’nde oynanan ve 0-0 sona eren Manchester United-Tottenham maçında hakemin, M.United kalecisi Roy Carroll tarafından kale çizgisinin yaklaşık bir metre içerisinden kurtarılan topu görememesi sonucunda gol kararı vermemesi futbolda kullanılan teknolojinin yetersiz olduğu yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi. O günlerde The Times gazetesi, yaşanılan bu tartışmalı pozisyonun futbolda kullanılan teknolojinin değişmesine ön ayak olabileceğine dikkat çekti. Nitekim bu olaydan sonra gol çizgisini geçtiğinde sinyal veren top gündeme geldi.

Gündemdeki bu yeni topun teknolojisi şekillenmeye başlamış durumda. Futbol topunun içine bir mikroçip yerleştiriliyor. Top gol çizgisini geçtiği durumlarda, mikroçip otomatik olarak radyo sinyalleri yayacak. Hakemin kolundaki alıcı bu sinyallerle uyarılacak. Bu sistem sayesinde hakem oyunu hiç durdurmadan kararını verecek. Böylece tartışmalı gol pozisyonları ortadan kalkacak. Alman bilişim şirketi Keyros, bu sistemi geliştirmek için uzun süreden beri çalışıyor. Adidas da çipli top üzerinde çalıştığını açıkladı. Bu topun hemen uygulamaya konulması beklenmiyor. Öncelikle bir süre denenmesi ve hata payının olmadığının kesin bir şekilde test edilmesi gerekiyor.

Yazıyı Avusturyalı yazar Peter Handke’nin şu sözleriyle bitirelim: “Futbol topunun bir ruhu vardır. Havayla dolmadığı zaman yumuşak ve ölüdür. Hava üfleyin, futbol topunun ruhu şişer; hâlâ ölü gibi gözükmesine bakmayın, kımıldamaya hazırdır.”

Nike Total 90 Aerow’un özellikleri

Total 90 Aerow, İspanya ve İngiltere futbol liginden sonra üçüncü en büyük lig olarak Türkiye liginin resmi maç topu olarak kullanılacak. Nike bu model için üretime geçmeden önce iki yıldan fazla süre araştırma ve geliştirme çalışmaları yaptı. 15 örnek model çizildi. İçlerinden Total 90 Aerow beğenildi.

Washington Üniversitesi Aeronatik ve Astronot Enstitüsü ile British Columbia Üniversitesi Mühendislik Okulu’nda 100 saatten fazla süren deneylere tabi tutuldu. Vuruşa hedefli hız katmak amacıyla dizayn edilen Nike Total 90 Aerow’un yapısında kullanılan, hız ve sürekliliğini sağlayan altı katlı dış yüzey kaplaması, çok uzak mesafelere yapılan vuruşlarda bile şaşmayan aerodinamik bir üstünlük sağlıyor.

Yeni tasarım, eşmerkezli renkli halkaların kullanımına dayanıyor. Bu halkalar topun, sahanın ve stadın her yanından ve sporcular tarafından görülme ihtimalini, standart ve simetrik desenli bir topa kıyasla çok artırıyor. Total 90 Aerow’un yüzeyinde kullanılan dış malzeme ise verimli esnemesini sağlıyor. Topa yapılan her vuruş topu her zamankinden daha fazla ileriye fırlatıyor. Topun şişirilmiş halindeki şekli her yönden eşit ve düzgün. Yüzey üzerindeki yüksek performanslı teijen kaplamada bulunan mikroskopik oluklar, topun havada sapma yapmasını önlüyor ve sabit bir uçuş çizgisinde hedefe doğru, düzgün bir çizgide gitmesini sağlıyor. Nike, karlı havalar için ise Total 90 Aerow Hi-vis’i üretti. Nike Süper Lig için Federasyon’a 5 bin 100 top verecek. Birçok firma gibi Nike’de topları Pakistan’da üretiyor.

Teknoloji harikası topun özellikleri

1.2 mm kalınlığında. Teijen koruyucu tabakası içine oyulmuş mikroskobik kanallar, sapmayı azaltıyor.
2.0 mm kalınlığında sıkıştırılmış, duyarlı polietilen.
Sıkıştırılmış Zote köpüğü ve nitrojen.
Alman polyester destek kumaşı.
Kauçuk hammaddesi. Esnemeyi sağlıyor

Futbol topu, usta ayaklar istiyor

Futbol toplarını etkileyen ön önemli faktörlerden biri de kuşkusuz hava şartları. Hava sıcaklığının yükselmesi topun yoğunluğunun ve hava basıncının düşmesine bu da topun daha ileriye gitmesine sebep oluyor. Futbolda topun 65 metre gitmesini sağlayan iyi bir vuruş aynı topun havası alınmış bir ortamda 130 metre gitmesini sağlayabiliyor.

Havanın direnç kuvveti olmasaydı, kaleciler topu doğrudan karşı kaleye gönderip, rahatlıkla gol atabilirlerdi.

Futbolun bu kadar ilgi görmesine rağmen biyomekanik üzerine araştırma yapanlar, futbol topunun diğer toplara göre oldukça sıkıcı olduğu görüşündeler. Örneğin, futbol topunda, golf topunda olduğu gibi havanın geri çekim gücünü etkileyen oyuklar bulunmuyor. Kriket topunun uçarken asimetrik gitmesine sebep olan dikişler de futbol topunda yok. Futbol topunda bulunan supap, top havadayken topun biraz dönmesine sebep olsa da bu dönüş topun yönünü çok etkilemiyor. Futbol topunun dönmesini sağlayacak olan tek unsur topa vuran oyuncunun ustalığı.

FİFA onayı gerekiyor

Ulusal ve uluslararası maçlarda oynanan futbol toplarının FIFA onaylı olması gerekiyor. Futbol talimatlarında yer alan kurallara göre bir futbol topunun yuvarlak olması, çevresinin 70 cm’den (828 inç) çok, 68 cm’den (27 inç) az olmaması gerekiyor.

Maçın başında ağırlığı en çok 450 gr (16 onz), en az 410 gr (14 onz) olmalı. Deniz seviyesinde basıncı ise 0,6-1,1 ((600 gr/cm2 - 1100 gr/cm2) atmosfere eşit olmalı. Toplarda ‘FIFA approved’ (FIFA onaylı), ‘FIFA Insfected’ (FIFA denetli) ya da “International Matchball Standard” (Uluslararası maç topu standartı) yazması gerekiyor. Resmi maçlarda topun üzerine ticari reklam konması yasak.
kaynak: aksiyon.com.tr/

ADİDAS FEVERNOVA
Adidas Futbol Ürün Yöneticisi Guenter Pfau dünya kupası kuralarından 1 gün önce 30 Kasım 2001 Cuma günü , kuranın çekildiği Busan'daki Bexco'daki merkezinde maçlarda oynanacak yeni futbol topu , Fevernova'yı tanıttı. Fevernova , bugüne kadar Adidas'ın Almanya'da Scheinfeld'deki merkezinde en fazla test edilen ürün oldu. Futbol topu uzun ömürlü olması için özel deriden yapılmıştır ve 3 özel bölümü vardır. Peteklerden kurulu bu top sentetik köpük tabakasıyla kaplıdır ve bu peteklerin içinde gaz bulunmaktadır. Bunun nedeni futbolcuya topa vuruşlarda avantaj sağlamak. İçindeki gaz sayesinde top rüzgardan fazla etkilenmeyerek istenilen yere daha kavisli halde gidebilecek.

NİKE FUTBOL TOPU
Süper Lig, bu sezon Nike’ın ürettiği Total 90 Aerow futbol toplarıyla oynanacak. Bu topların en büyük özelliği hedefi şaşırmamaları. Dünyada futbolu ilk oynayan Çinlilerin kullandığı toplar deridendi ve içi tüyle doluydu. Bugünkü topların her biri ise birer teknoloji harikası.
Tarih: 25.11.2006 14:11
Rating: 3.63 (296 Oy:)
Boyut: 9.7 KB




    İletişim için mail adresimiz (contact us): kaliteliresimler © hotmail.com  |  Copyright © 2014  |    Gizlilik Politikası 4images  |  4homepages.de